MENÜ
Konya 16°
Anadolu Telgraf
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
BİZİM KÖYÜN DELİSİ
Ebru Mut
YAZARLAR
1 Eylül 2020 Salı

BİZİM KÖYÜN DELİSİ

Dün sosyal medya hesabımdan bir paylaşım yaptım, “Gene canım çok sıkıldı, köşe yazısında anlatırım” şeklinde yazdım. Takip edenler şimdi köyün delisini bekliyorlar yazıda…

Bizim köyde deli çok aslında.

Mesela biri, hemen her gün düzenli olarak, günün belli saatlerinde (akşam 18.00-18.30 civarı), aracıyla gelir, çöp konteynırlarının yanına kedi ve köpekler için pay ve su bırakıp gider! Köyün kedileri aracı bile tanıyor artık, hemen koşarlar, nasiplenir giderler. Bu deli kim bilmiyorum, ben genellikle balkondan görüyorum, yüz yüze gelmedik hiç.

Deliler insandır, bilir misiniz?

Bakın insanlığa, hassasiyete… Hayvan dostlarımız için adam kendine bunu iş edinmiş, her gün gelir, belli yerlere yiyecek ve su bırakır. Neden “deli” dediğimi de yazayım, artık duymaya ve görmeye alışkın olmadığımız iyilikleri yapanlara ben deli diyorum. Ama iyi anlamda, aklınıza farklı bir şey gelmesin.

Bir de mahallenin çocuklarına şeker dağıtan, başlarını okşayan deli var, o da menfaatsiz karşılıksız yüzümüzü güldürenlerden.

Benim canımı sıkan bunlar değil, aksine yüz güldürüyor böyle şeyler.

Koronayla ilgili yazacak bir şey kalmadı, Allah’a emanetiz. Kalabalık yerlere girilmesin dendikçe, insanımız resmen ölümle inatlaşır gibi dip dibe, yan yana. E ne diyebilirsiniz ki, sopayla dağıtacak halimiz yok. Bilinçsizlik anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getiriyor, getirmeye de devam edecek. Dün Giresun’u gördüm, Cumhurbaşkanımızı görmeye gelen yüzlerce insan son derece kalabalık oluşturmuş. E bunun böyle olacağı besbelli.

Korona, etrafa ahkam keserken kötü, biz kendimiz yapınca sakıncası yok. Tatilcileri düğünleri kafeleri AVM’leri eleştirirken, içlerinde biz de var mıyız diye bakmaz mı insan kendine? Can sıkıyor bunlar. Geziyorlar diye milleti cehennemin dibine sokanlar, kendileri nerde geziyor? Söyleyeyim, yakınının düğününde, tatilde, kafede vs vs…

Yapmayın bunu artık, baydı.

Öğretmenler okullarda, muhtemelen Türkiye’nin yarısı rahatlamıştır! Salgının can alıcı noktasında, okullar uzaktan eğitimle başlasa bile, onlar görev yerinde. İçiniz rahat olsun! Sanki milyarlarca maaş alıyorlar gibi, gözünü öğretmenin parasına dikene ben iyi niyetli demem.

Kimse kusura bakmasın.

“Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diyen bir Peygamberin ümmetiydik biz. Ne ara öğretmene bu kadar düşman olduk? Kim yaptı bunu?

Kim yada kimler düşman ediyor bizi birbirimize?

Daha ağzımızı yüzümüzü toplayamadık, her gün kayıplarımız var, insanların içi yanıyor, içi…Uzaktan klavyeden konuşmak yazmak kolay, ateş düştüğü yerleri yakıyor yakmaya da devam edecek ne yazık ki.

Bir de diline Konya’yı dolayanlar var bu mevzuyla alakalı. Manavgat’ta görev yapan bir gazeteci “42 plaka görürseniz hemen kaçın” diye bir paylaşım yapmış. Bizim Konyalılar da ağzına geleni yazmış. Sanki her yer pür-i pak, tertemiz, bir Konya alevli, bir tek Konya Koronalı. Hatta Konya’dan yayıldı dünyaya bu illet! Türkiye’nin en az 10 ili salgında at başı gidiyor, Güneydoğu’da pek çok ilde haritada bir tek yeşil yer kalmamış, her yer kıpkırmızı. Onlar da birer insan. Hepimiz insanız arkadaşlar, bunun Konyalısı, Ankaralısı yok.

Bir tek 42 plakaya denk gelirsen, olacakları bilemem arkadaşım artık. Ne yaşadıysa artık Konya’da, var bir sıkıntısı.

Salgınla mücadele hepimiz için, biliyorsunuz. Durum böyleyken, insanları bir rahat bırakın ya.

Yakın arkadaşım, Koronadan anasını kaybetti. Anne acısı! Diyor ki “Acımızı bile yaşayamıyoruz, insanlar bizi hakir görüyor, nerdeyse hakaret ediyor. Virüsten vefat ettiği için bizi vebalı gibi görüyorlar”

Havsalam almıyor! İnanın, şöyle bir durup büyük resme baktığımda, bunlar benim milletimin insanı olamaz diyorum.

Temaslı veya pozitifsiniz. Lütfen 15-20 gün dişinizi bir sıkın evinizde, hasta değilim diye ortalıkta dolaştığınız sürece, gittiğiniz yerlere virüsü bulaştırma ihtimaliniz yüzde 90. Sağlam insan bırakın şu memlekette gözünüzü seveyim! Neredeyse 6 ay olacak, lanet virüs gideceğine, daha çok içimize yuvalandı. İnsanların hayatıyla oynamayın lütfen.

“Devlet her yeri açtı, e açmasaydı. “

Taş mı yiyecek insanlar? Siz tedbirinizi alacaktınız, silahınızı yanınıza alıp, yaşam şeklinizi biraz yavaşlatacaktınız. Aylardır maske mesafe hijyen diye bas bas bağırılıyor, her yerde hatırlatıcı reklamlar, kamu spotları.

Ama yok, illa yasak denilecek, çıkamazsın denilecek. Çıkılınca burnunun ucuna para cezası dayatılacak, ancak böyle durulacağız. Veya iflah olacağız diyeyim. Çünkü olamadık hala.

Velhasılı kelam, canımı çok sıktılar.

Köyün delisi mi?

O belki de benimdir, bilemezsiniz.

 

Sevgi ve sağlıkla kalın.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Anadolu Telgraf