MENÜ
Konya 19°
Anadolu Telgraf
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
KADIN
Ebru Mut
YAZARLAR
29 Haziran 2020 Pazartesi

KADIN

Hem sevmelik, hem dayaklık, hem de ara sıra malzemelik!

Yeryüzünde böyle yaratılmış bir canlı daha yok.

Sayın AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin “AK Parti gelinceye kadar Türkiye’de kadının adı yoktu” dedikten sonra,

“Kadın” nedir, ne değildir, nasıl vardır, nasıl yoktur polemikleri yeniden gündeme geldi. Sayın Zengin daha sonra bu ifadesiyle aslında ne demek istediğini tekrar açıklasa da, tuhaftır ki, benim canım daha da çok sıkıldı.

Bunu pek çok açıdan düşündüm. Biraz da tarihte geriye dönüp baktım.

Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar.  Artvin  Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya beldesinde belediye başkanı seçilen Sadiye Hanım, "Türkiye'nin İlk Kadın Belde Belediye Başkanı" oldu.

Milletvekili olabilmek için seçme ve seçilme hakkını da Aralık 1934 elde ettiler. Mustafa Kemal Atatürk sayesinde. Ve bu, dünyaya öncülük etti.

Mevzu siyasi değil diyorsanız, daha öncelere de gidebiliriz.

Nene Hatun…

İlk kadın doktor Safiye Ali…

Dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen…

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın muhtarı Gül Esin…

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk kadın bakanı Prof. Dr. Türkan Akyol…

Bütün bunların yanı sıra sporda, güzel sanatlarda, edebiyatta, hukukta, tıpta, Cumhuriyet tarihine adını yazdırmış kadınlarımız.

Manavgat Side’de Cumhuriyet Kadınları Parkı vardır, gidenler bilir. Orada hikayeleriyle birlikte önemli isimlere yer verilmiş, çok hoşuma gitmişti.

O zaman ne demek kadının adı yoktu?

Ya da sânı yoktu

Ya da sınıfı, kimliği yoktu…

Anlatılmak istenen ne ise ya tam anlatılamadı, ya da gerçekten içi boş bir cümle kuruldu. Sonradan yapılan açıklamada daha farklı anlamlar çıktı, “Bir grup kadın için hayat yoktu” şekline döndü. Fakat bu da ilginç, grup, sınıf ayrımlarını zaten oldum olası yerinde bulmuyorum, doğru bulmuyorum. Anlatılmak istenen sosyal statü ise, 17-18 yıl öncesinin Türkiye’si ile 2020 yılının Türkiye’si elbette farklı. Sosyal imkanlar olarak, teknoloji olarak, devir farklı. Dünyadaki değişime ve gelişime bir iktidar partisi elbette duyarsız kalmayacak, ülkenin gelişimi açısından pek çok hamle yapılacak. Ki bunları inkar edemeyiz.

“Şartları iyileştirdik, daha yaşanabilir bir Türkiye için çalıştık. Kadınlar için de pek çok önemli işlere imza attık” denilse idi,

Bunu çok iyi anlardım.

Ama “Kadının adı yoktu” demek bana çok tuhaf geldi.

Mesela aklımda asker postalıyla bir Tansu Çiller beliriyor hemen…

Mesleğimizle alakalı olarak da, ilk kadın savaş muhabiri ve fotoğrafçısı Semiha Es detayını eklemek isterim. (1950 yıllarında Kore Savaşını fotoğrafladı)

İlk kadın gazeteci Selma Rıza, aynı zamanda Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyetinin tek kadın üyesidir.

Biraz daha çoğaltalım mı?

Bedriye Tahir Gökmen, ilk Türk kadın pilottur.

İlk Kadın Vali: Lale Aytaman

İlk Kadın Milletvekili: Benal Arıman (1935’te milletvekili oldu)

Demek ki bir özgürlük, hürriyet vardı ki, bu kadınlarımız bütün Türk kadınlarına öncülük ederek tarihimizdeki yerlerini almışlar.

Fakat şu gidişle ülkede kadın kalmayacak, kadın cinayetleri, fiziksel ve psikolojik şiddet, taciz…Sokağın ortasında öldürülen, 10 yerinden bıçaklanan, kaynar suyla haşlanan, tecavüze uğrayıp boğulup bir tarlaya atılan kadınlar.

“Türkiye’de şu anda ”kadın” denildiği zaman, bizim konuşacak daha önemli mevzularımız var. Bunları konuşalım, bunları önlemek için gereken adımları atalım”

Derim.

Saygılarımla…

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Anadolu Telgraf