MENÜ
Konya 16°
Anadolu Telgraf
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
KONYA’DA KORONAVİRÜS GERÇEĞİ
Ebru Mut
YAZARLAR
14 Ağustos 2020 Cuma

KONYA’DA KORONAVİRÜS GERÇEĞİ

Her yeni gün, Konya’nın koronavirüs durumuyla ilgili yeni yeni şeyler öğreniyorum artık. Ve öğrendiklerimden anlıyorum ki, bu illet boşuna bu kadar yayılmadı bu memlekette. Vatandaş ayrı bir konu, yetkilileri ayrı bir konu, siyasileri ayrı, STK’ları ayrı bir konu.

Tam bir sorumsuzluk, vurdumduymazlık

Üstelik şu ağır tabloya rağmen, hala devam ediyor.

1 Haziran’dan itibaren “Kontrollü sosyal hayat” diye bir döneme girdik. Sosyal hayatı tamam ama kontrol sıfırdı. Şimdilerde belki yüzde 20 diyebiliriz maske kullanımına bakarak. O da zorla, cezayla, dürtmekle, uyarmakla. Aylar önce sayın Sağlık Bakanımız dedi ki “Bundan sonra bu süreçte en önemli aksesuarımız maske olacak”

Uyduk mu?

Hayır.

Baktılar uyan çok nadir, zorunlu hale getirdiler. Yani hem kapalı alanda hem de dışarıda maske takma zorunluluğu Konya’ya 15 Mayıs tarihinde geldi.

Uyduk mu?

Yine hayır. Vatandaş 1 kere taktı 2 kere taktı, baktı ki sokakta herkes kafasına göre davranıyor, uyaran yok, ceza yok, “Ben de takmayıveririm” dedi geçti. Buradan goller yedik.

Toplanmalar artarak devam etti, ev oturmaları, arkadaş ziyaretleri, memleket ziyaretleri, köy ilçe seyahatleri, tedbirsiz gidilen nişan düğün törenleri, taziye ve geçmiş olsun ziyaretleri,

Buralardan da ciddi goller yedik.

Mesafe ve temastan da kaybettik. Maskeyle dışarıdasın, bir tanıdığı görüyorsun, maskeler indiriliyor, tokalaşılıyor, kucaklaşılıyor, ayaküstü ağız ağıza sohbet derken, neticede aldığınız tedbir yalan oluyor. Bir sürü golü de buradan yedik.

Oysa ki Mart ayından bu yana yapılan uyarılar sıfır temas olması gerektiği yönündeydi. Uyduk mu?

Hayır.

Hijyen, özellikle el hijyeni… Temas ettiğiniz yüzeylerde veya insanlarda virüs varsa, taşıyorlarsa, hijyene dikkat etmediyseniz, bir sürü gol de oradan geldi. Bazı güzergahların belediye otobüsleri tıklım tıklım, “Niye bu kadar yolcu alıyorsun” diye hesap soran yok. Taşıyıcı varsa arada kaynıyor. Koronalı varsa arada kaynıyor. Birkaç gol de buradan yedik.

Sonuç?

Konya’da, sadece tek bir pandemi hastanesinde günlük 150-200 yeni vaka.

Testi pozitif çıkmış, veya test sonucu bekleniyor, ciddi rahatsızlığı olmadığı için eve gönderiliyor, ilacı veriliyor, diyorlar ki “Şu kadar gün karantinadasınız, kimseyle görüşmeyin, evlerinizden çıkmayın, biz kontrol edeceğiz”

Güya karantinada olması gereken vatandaş, yetkilinin arayacağı cep telefonunu evde bırakıp sokağa fırlıyor. Ziyaretlere gidiyor. Telefonla kontrol anca bu kadar işe yarar.

Adam Korona olmuş, patron işe çağırıyor. Halbuki karantinada olması gerekiyor.

Taşıyıcı olduğunu bildiği halde “iyiyim yeav ciddi bişeyim yok” deyip, arkadaş ortamına dalanları mı ararsınız,

Hastaneden kaçanları mı ararsınız,

Tedavi görmüş akrabaya ziyarete gideni mi ararsınız?

Bana diyorlar ki “Suçu hep vatandaşa atma”. Eee, ben mi yaydım size Korona’yı? “Bu insanların sorumsuzluğu ne?” diye adama sormazlar mı?

Öyle sıkıntılı ve sancılı bir süreç ki, kimseye hesap soramıyorsunuz. Belediye otobüslerinden o kadar şikayet var ki, fotoğraflarla belgeli ve ispatlı, ama gelin görün “Bu niye böyle” deyince ses yok…

Hastanelere çarşaf yetmiyor, yatak yetmiyor, süreci yaşayan vatandaşlar tek tek anlatıyor, ama gelin görün “Nasıl olacak” diye sorunca, “Bazı iddialar gerçek dışı, dolu değil, yoğunluk var” cevabı geliyor.

Aldık kabul ettik cevabı.

Vatandaşı uyarıyorsunuz, toplu taşımada, içeride 20-25 kişi var, maskeyi indirip telefonla sohbet ediyor, işaret ediyorum maskeyi kaldırın diye, kafayı öbür tarafa çeviriyor. Ben senin telefondaki hikayeni sohbetini dinlemek ve tükürüklerine maruz kalmak zorunda mıyım?

Kimseye hiçbir şey söylenmiyor.

Diyoruz ki “Denetimleri nolur artırın, sadece çarşı merkezi değil, başka yerleri de lütfen denetleyin”

“Biz zaten kontrol ediyoruz” diye cevap geliyor. Aldık kabul ettik cevabı.

Bir esnafa soruyorum  “Daha bize hiç denetleyen gelmedi “ diyor.

Sayın Bakanımız zaten “Konya aşağı, Konya yukarı”, sanki geri kalan iller tertemiz. Sahil bölgelerinde yaşayan vatandaşlar isyan ediyor “Bizim niye hiç adımız geçmiyor, neden denetlenmiyor, turistler maske takmıyor, kimse kurallara uymuyor, suçumuz turizm kenti olmak mı?”

Bu da ayrı bir handikap.

Hala “Sahil yerlerinden hasta getiriliyor” iddiaları sakız gibi ağızlarda çiğneniyor, yer bulabilirlerse getirsinler kendi vatandaşımıza yoğun bakım sırası 3 günde geliyor. Şu konuyu artık dillendirmeyin lütfen. İnsanlar sorumsuz ve bilinçsizce davrandığı gibi, aynen o şekilde de sosyal medyada ortaya atmadık itham bırakmıyor.

Şehirler arası otobüs firmaları… Bazıları virüsten bi haber, bilet alırken HES kodu soran yok, otobüste ateş ölçen yok. Yaşadık ve gördük. (Genel için konuşuyorum, sadece Konya değil) Yan yana bilet kesenler, mesafeyi hiçe sayanlar… Var da var.

 

Buyurun yediğimiz goller ve şampiyonlar ligindeki sıramız!

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Anadolu Telgraf