MENÜ
Konya 16°
Anadolu Telgraf
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ORTALIĞI KİM KARIŞTIRDI ?
Ebru Mut
YAZARLAR
6 Ağustos 2020 Perşembe

ORTALIĞI KİM KARIŞTIRDI ?

“2020 yılı resmen bizi boğdu. Boğdu, duvarlara attı, sonra bir daha çırpıştırdı” diye yazıya başladım, tam bu sırada dışarıdan çöp konteynerinde çocuklar torpil patlattılar!

Gece saat 1.00…Kulağı ağır işiten babam bile ayağa fırladı, içimiz hopladı gece vakti. Çünkü çöp konteyneri yakınımızda. Çarpıntı geçince yazmaya devam etmek için yeniden klavyeye oturdum. Fakat bu sefer de kafamdaki olaylar zinciri değişti.

“Koronavirüsle ilgili yazı yazmayacağım” diye kendime söz vermiştim, bu da üzerine geldi. Kime kızalım bu patlayıcı maddelerle ilgili?

Çocuklara, delikanlılara mı?

“Gece vakti sokakta durulmaz, insanlar rahatsız edilmez” diye çocuklarına tembih etmeyen ailelere mi?

Fişekleri patlayıcıları yasaklayıp, oralı olmayanlara “höt” demeyen yetkililere mi?

Balkona çıkıp gürledim, ama ortalıkta kimse kalmamış, atmış gitmiş hınzırlar. Bu arada, bu cüsse kimseyi yanıltmasın, kilomun 2 katı fazla ses çıkıyor haykırınca.

Sinirlendiğim zaman birden değil yavaş yavaş parlıyorum. Basamak basamak geliyor öfke, benim huyum böyle.

Dün gece öfkemin 5. basamağında bir de üzerine patlama sesi gelince, çileden çıktım.

Beni bu kadar öfkelendiren neydi biliyor musunuz? (Konu yine Korona’ya geldi)

Konya ile ilgili yapılan açıklamalar.

Vatandaşların serzenişleri.

Sağlıkçıların anlattıkları. Doktorların hemşirelerin yakın çevrelerine ve bizlere anlattıkları.

Birbirini tutmayan parçaları birleştireceğiz derken, oradan birileri habire alttan alttan

“Devlete inanmayan haindir, odur, budur” laflarıyla insanı dinden imandan çıkarıyor.

Allah aşkına, şu sıkıntılı dönemde, fırsat bu fırsat deyip, devlete dil uzatanları biz içimizden ayıklamayı beceremeyecek miyiz? Böyle insanlar zaten gidebilecekleri başka bir ülke varsa hiç durmasınlar, terketsinler!

Vatandaş ailesinden, kendinden, bu süreci yaşayanlar olarak anlatıyor. Bir değil, iki değil, onlarca serzeniş var. “Hastanelere almadılar, yer yok yatak yok deniliyor, tüm semptomları taşıyana bile test sayısı sınırlı diye test yapmıyorlar” Özeti bu.

Şu saatten sonra “Vay niye hasta oldun geberesice” demek,

Bu halkın psikolojisini hepten bozar. Nitekim bozdu.

Sayın İl Sağlık Müdürümüz çok saygı duyduğum bir insandır. Çalışmalarını senelerdir takip ederim. Dün Şehir Hastanelerinde yaptığı açıklamalar iddialara cevap niteliğindeydi. Fakat içinden bir cümle, yabana atılır cinsten değildi. Bu cümle, özellikle sosyal medyada, zaten canı sıkkın vatandaşın biraz daha isyanına sebep oldu. Bu hassas süreçte, yapılan açıklamalarda cümleler biraz daha sıkı elenip söylenmeli diye düşünüyorum.

Bakın hepimiz bunaldık. Uyarıları dinlemeyen vatandaşlara laf anlatmaya çalışmaktan,

Yetkililere “denetimleri ve kontrolleri n’olur yapın, lütfen takip edin” demekten,

Her gün açıklanan tabloya artık kuşkuyla ve ümitsizlikle bakmaktan

İnanın yorulduk.

“Gidişat iyi değil” diye Konya basını 2 aydır yazıyor, konuşuyor, bastırıyor zaten. Biz bunun peşini bırakmayız. Çünkü biz bu şehir için çalışıyoruz, bizim insanımız sağda solda, gittikleri şehirlerde:

“Aman Konya’dan gelmişler, Koronalıdır bunlar” ithamlarıyla karşılaşınca

Biz artık üzülüyoruz.

Birbirinize beddua etmeyi bırakıverin artık, ortalığı daha fazla karıştırmayın. Bu sözüm felaketin tellallığını yapanlara. Başımızda bir musibet var, yeterince yoruyor,

Tellalına ihtiyacımız yok. İhtiyacımız olan şey, hep birlikte hassasiyet göstermek. Bu iş ne sadece belediyenin sorumluluğunda, ne de sadece polisin zabıtanın.

Burada herkes sorumlu. Gelinen noktada kötüye gidiş sürüyorsa, bir değil birden fazla yerlerde kaçak var demektir. Denetimde, tedbirde, uyarıda, ifade biçiminde, nizamda, uygulamada

Eksik kalıyoruz. Ben bu şehrin sorumlu bir bireyi olarak maske, mesafe, hijyen ve temas konularını tekrar hatırlatmak isterim. Bu işten kurtulmanın yolu, bireysel önlemlerimiz. Maskeyi lütfen doğru kullanalım, gereken her yerde takalım. İnanın bu hastalığa yakalanmış olmaktan çok daha kolay işler bu tedbirler. İnsanlarla aramıza fiziki mesafe koyalım. Konuşurken, çalışırken, sohbet ederken.

Sıfır temasla yaşayalım. Tokalaşma, kafa tokuşturma, kucaklaşma, sarılma bunlar bizi sıkıntıya sokuyor. Bir insanla temas etmişsek veya dışarılarda, araçlarda marketlerde pazarlarda restoranlarda yüzeylere temas etmişsek, hemen su ve sabun. Veya antiseptik, kolonya.

“Nasıl bu kadar bulaşıyor” sorusunun cevapları bunlar. Mümkün olduğu kadar kalabalık ortamlarda kalmayalım. Belki bana kızacaklar ama,

Düğün, nişan, kına… Yasaklansın demek sert ve acımasız olur, lakin buralardan çok sıkıntı geliyor. Bu zamana kadar her yerde okuduk, yaşadık, görüyoruz, duyuyoruz.

Bakın Koronavirüs sadece Konya’nın Türkiye’nin değil, dünyanın başının belası. Süper güçlerin bile bir yerde çaresiz kaldığı ölümleri vakaları azaltamadığı berbat bir musibet. Var mı biz bitirdik kurtulduk diyebilen?

O halde tablo daha da ağırlaşmadan, hepimiz sürece el atalım artık. Sayın yetkililerden rica ediyorum, halkı dinleyin lütfen. Polemiğe sebep olacak ifadeler endişeyi eksi yönde artırıyor. Yani siz “Vatandaşımız hassas olsun” demek isteseniz de, o öyle algılanmıyor.

Sokakta gezenler diye başlayan cümleler artık yıldırdı, zira sokakta ben de dolaşıyorum. Çarşıda pazarda görebilirsiniz. Fakat, tedbirlerim sağlam Allah’ın izniyle. Böyle olan canımı yesin.

Sağlıkla kalın.

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Anadolu Telgraf